YURTDIŞINDA EVLİLİK DIŞINDA DOĞAN ÇOCUK BAKIMINDAN TÜRKİYE DE BABALIK DAVASI VE YABANCI MAHKEME KARARLARININ TANINMASI HANGİ HALLERDE OLUR ?

Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşı bir baba ile anne evli değildir. Çocuk yurtdışında doğmuştur. Çocuğun doğduğu ülkedeki kayıtlarda baba olarak Türk vatandaşı baba görünmektedir. Ancak çocuk Türkiye’de nüfus kütüğüne kaydedilmemiştir. Baba ile çocuk arasındaki soy bağının Türkiye’de kurulması mümkün müdür?


Öncelikle çocuk ile baba arasındaki soy bağının yurtdışında hangi hukuki işlem veya karara dayanılarak kurulduğuna göre değişmektedir.

 

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesine göre çocuk ile baba arasındaki soybağı; ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmaktadır.

Bu nedenle yurtdışında evlilik dışında doğan bir çocuk bakımından, yalnızca doğumun yabancı ülkede gerçekleşmiş olması Türkiye'de soybağının kurulmasına engel değildir.

 

Baba Çocuğu Tanımışsa

Baba hayattaysa ve çocuğun kendisinden olduğunu kabul ediyorsa, Türk hukukunda soybağının kurulması için her durumda babalık davası açılması gerekmez.

TMK m. 295 uyarınca tanıma; babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu, resmi senet veya vasiyetname düzenlemesi yahut konsolosluk aracılığıyla yapacağı beyanla gerçekleştirilebilir.

Tanıma işlemi, baba ile çocuk arasında soybağının kurulmasını sağlar.

Dolayısıyla baba tarafından geçerli bir tanıma işlemi yapılmışsa, soybağının kurulması mahkeme kararına bağlı değildir.

 

Baba Çocuğu Tanımamışsa

Baba tarafından tanıma yapılmamış ve çocuk ile baba arasındaki soybağı başka bir hukuki yolla da kurulmamışsa, babalık davası gündeme gelir.

TMK m. 301 uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir. Dava, baba hayattaysa babaya; baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.

TMK m. 302'de ise babalığa ilişkin karine düzenlenmiştir. Buna göre davalının, çocuğun doğumundan önceki 300. gün ile 180. gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine oluşturur. Ancak davalı, çocuğun babası olmasının olanaksız olduğunu veya başka bir erkeğin baba olma ihtimalinin kendisininkinden daha fazla olduğunu ispat edebilir.

Günümüzde soybağının belirlenmesinde genetik incelemeler de önemli bir delil niteliğindedir.

 

Yurtdışında Mahkeme Babalığı Belirlemişse

Yurtdışındaki olaylarda önemli bir diğer ihtimal, yabancı bir mahkeme tarafından çocuk ile baba arasındaki soybağının belirlenmiş olmasıdır.

Örneğin Belçika'da yaşayan Türk vatandaşı bir erkek ile evli olmayan annenin çocuğu hakkında Belçika mahkemesi tarafından babalığın tespitine ilişkin kesinleşmiş bir karar verilmiş olabilir.

Bu durumda Türkiye'de aynı soybağı ilişkisinin yeniden kurulması amacıyla doğrudan babalık davası açılması gerektiği sonucuna varılamaz.

Çünkü yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş ve kesinleşmiş bir karar bulunmaktadır.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 58. maddesinde yabancı mahkeme kararlarının tanınması düzenlenmiştir. Buna göre yabancı mahkeme kararının Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil etkisi doğurabilmesi, kanunda öngörülen tanıma şartlarının gerçekleşmesine bağlıdır.

Bu nedenle yurtdışında verilmiş kesinleşmiş bir soybağı kararının bulunması halinde, öncelikle bu kararın Türk hukukunda tanınmasının mümkün olup olmadığı değerlendirilir.

 

Baba vefat etmişse

Babanın vefat etmiş olması, şartları mevcut olduğu takdirde soybağının mahkeme kararıyla kurulmasına engel değildir.

TMK m. 301 uyarınca babalık davası, baba ölmüşse onun mirasçılarına karşı açılır.

Bu durumda dava sonucunda kurulacak soybağı ilişkisi, olayın özelliklerine göre nüfus kaydının yanı sıra mirasçılık ilişkisi bakımından da hukuki sonuç doğurabilir.

 

Sonuç olarak; yurtdışında evlilik dışında doğan bir çocuğun Türkiye’de babasıyla soybağının kurulması bakımından her durumda dava açılması gerekmemektedir. Somut olayın özelliklerine göre ilgili nüfus ve konsolosluk işlemleri, tanıma işlemi veya diğer hukuki yollar gündeme gelebilir. Belirli şartların varlığı hâlinde babalık davası, belirli şartların varlığı hâlinde ise yabancı mahkeme kararının tanınması yoluna başvurulabilir. Bu nedenle uygulanacak hukuki yol, çocuğun yurtdışındaki kaydının ve soybağının hangi hukuki temele dayandığına göre belirlenmektedir.

 

0 Yorum

Henüz onaylanmış yorum yok! Yazıya ilk yorumu siz yazarak düşüncelerinizi diğer kullanıcılarla paylaşabilirsiniz.

Yorum Ekle